comments 24

Blog Yazarları Çalıştayı, Notlarım ve Ben

Dedem, Gofret ve Ben diye bir dizi vardı. Öyle bir başlık oldu bu, hayırlı uğurlu oldu ?

Naber? Biliyosun ki 3 Aralık’ta Evren‘in düzenlediği Blog Yazarları Çalıştayına katıldım. Tabii ki biliyordun dostum on yıldır duyuru yapıyorum, aaa! ?

İşte çalıştay bitti (neler konuşulduğunu az sonra anlatacağım), o gece Adana’ya döndüm. Sabahında kardeşim, anem ve ananem geldi. Bir gün sonra yani dün gece gittiler. Çalıştay sonrası böyle karmaşıklı  oluncaaa ben de yazmakta bir iki gün geciktim ve sonuç olarak buradayııım! ?

DSC05856

konusmaheyecaniEvet şu sağdan ikinci, dinleyicilere tip tip bakan (ki ben çok şirin göründüğümü umuyordum kesinlikle :D) bücür tipli bilogır benim. ?

Affedersiniz heyecandan altıma edecekmişim gibi bir yüz ifadem var. ? ?

Fal

Geyiği geçecek olursak,

Çalıştayda konuşmacı olarak; Evren, Kemal Kaya, Funda Güleç, Ömer Enis Şen, Alp Bolat ve ben vardım. Konuşmacı gibi mi yoksa konuşamamacı gibi mi görünüyordum bilmiyorum ama topluluğa hitap ettiğim ilk olaydı bu 🙂 O yüzden alanlarında oldukça süpersonik olan diğer arkadaşlar acemliğimi mazur görmüşlerdir diye umut ediyorum. ?

Evren’in çalıştay sonrasında paylaştığı bu yazıdan da esinlenip oturma sırasına göre yorumlayarak aklımda kalan notları paylaşıyorum;

Evren blogun kişisel bir alan olduğunu söyledi, en katıldığım görüş bu oldu çünkü bence de eğer kurumsal değilse ya da ciddi bir imajı yoksa kişisel, sınırları ve kalın duvarları olmayan özgür bir alandır ?

Kemal Kaya en çok Facebook’tan geri dönüş aldığını söyledi. Fundalina ile görüş ayrılığına düşmesi ilginç oldu bu alanda çünkü o Twitter’ın daha yararlı olduğunu düşünüyordu. Farklı fikirleri duymak ve üzerinde düşünmek daha keyifli oldu bana kalırsa. Rumuz kullanmayı gereksiz bulduğunu söyledi. Ben de buna katılmadım örneğin. Ben rumuz kullanmanın akılda kalıcılık açısından etkili olduğunu savunuyorum. Kişisel yazan birinin de gizlenme aracıdır, Pucca gibi örneğin…

Fundalina ise blogum benim işimdir dedi. Böylesine keyif verici bir hobiyi işe dönüştürmek gelecekte benim de isteyebileceğim, çok güzel bir şey. Kendine zaman ayıramasa bile bloguna ayırdığını, çok emek verdiğini, Google hizmetlerinden (kısaltma, google+ ve diğer şeyler) kesinlikle yararlanmamız gerektiğini ve blog yazarının uzman ya da bilgili olduğu konularda nitelikli içerikler üretmesi gerektiğinden bahsetti.

Ömer Enis Şen çalıştayda anlattığı anılarla oldukça dikkat çekti diye düşünüyorum. Savunduğu örnekleri deneyimlerini anlatarak paylaştı dinleyicilerle. Deneyimleri samimi bir şekilde blogda paylaşmanın da okuyucuyu daha çok çekeceğini savundu.

Alp Bolat blog yazarlığını hobi olarak yaptığını söyledi. En çok ilgimi çeken görüşü; sırf SEO konusunda artı puan almak için kendi ürettiği yartıcı bir başlığı hiçe saymadığını ve bu konuda özgür davrandığını söyledi. Bence de kesinlikle yapılması gereken bu.

Aklımda kalanlar bunlar 🙂

Ben ise e-posta aboneliğinin Türkiye’de yaygınlaşması ve önemsenmesi gerektiğinden, blogun özgür bir alan olmasından, herkesin ne istiyorsa onu yazması gerektiğinden, SEO uğruna yazıların (metin bölümünün) anahtar kelime manyağı yapılmamasını düşündüğümden ve sosyal ağlardan en çok Twitter’ı önemsediğimden bahsettim.

Çalıştay sonrası tam olarak hitap edebildim mi, konuşabildim mi diye düşünürken TED Gibi Konuş kitabı çok dikkatimi çekti.

-Front-1

Kitabı kendi gelişimim açısından satın almayı, diğer arkadaşların aklımda kalan önerileri ve e-posta aboneliği konusunda üzerinde düşündüğüm şeyleri önümüzdeki zamanlarda blogda uygulamayı planlıyorum. Bu nedenle çalıştayın çok yararlı geçtiğini düşünüyorum.

Son olarak Evren, Alp abi, Kemal, Ömer ve cidden sıkı takipçisi olduğum Fundalina ile tanışmak benim için paha biçilemezdi. Ayrıca çalıştaya gelen, yüz yüze görüşebildiğim için çok mutlu olduğum; Çağrı abi, Burakoli, Oğuz ve Resul (blog adresini bilmiyoruuum) ile tanıştık. Arayankedi ile ise Instagram’dan konuşmuştuk. Geldi mi acaba diye düşünürken çalıştay boyunca arkadaşı ile harıl harıl not alan oymuş meğersem! Aaaa!

Orada olmamı sağladığı için Evren’e 578487562324 kez teşekkür ediyorum 😀

***

Bu arada İstanbul’a indiğim andan itibaren günü Ponzo ile geçirdik. Kahvaltı ettiğimiz yerden tutun çalıştay sonrası kahve içtiğimiz yere kadar o günü blogunda anlatacağını söyledi ama, bakalım ne zaman yazacak?!

Şu an ise İstanbul yorgunluğunu atlattım, ailem de İzmir’e döndü. İstanbul’un soğuğundan da harika bir pay almış olacağım ki Rötar’ın (ev arkadaşım) çalıştığı kafede bitki çayımı yudumlayarak müthiş bir boğaz ağrısı ile baş etmeye çalışıyorum şu an. Evde olsam yazıyı dahi yazamayacak erkenden uyuyacaktım büyük ihtimalle. İyi ki gelmişim o yüzden. Sobamız var burada, kestanelerimizi bile yedik az önce.

***

DİKKAT DİKKAT!

Bir sonraki yazım aşağıdaki tivitten, yıllar önce sözünü verdiğim mim olacak. Aklımda çok içten, kişisel ve gerçek bir mim var. Tiviti favlayanlar, cevap atanlar anında mimlenecek elbette. Yorum bölümünden “Beni de mimleeee!” şeklinde haykırmak da kabulümdür! Mimlenmeyen olursa “ben de yapıcam hıh!” desin, yazsın. Ama bana haber vermeyi unutmasın, bir dahakine mimlenecek olanlar arasında yer alsın! ^^ Bir de siz de beni MİMLEYİN ARKADAŞLAR. Beni hiç mimlemiyorsunuz! Neden mimlemiyorsunuz?

Görüşmek üzereee! Kaçtıııım ?

Fal

24 Comments

    • Çok teşekkür ederim, çok mutlu oldum öyleyse 🙂 Tekrar görüşmek üzere, biraz karıştı ortalık ben ceketi giyerken gidiyordunuz siz hoşçakalın da diyemedim, kusura bakmamışsınızdır inşallah 🙂

  1. Çok sıcak bir ortam oluşmuş 🙂 Ben de çok tanışmak isterdim katılan ve izlemeye gelen blog yazarlarıyla. Keşke uygun olabilseydim de Bursa’lardan atlayıp gelebilseydim 🙁 Kıskandım hepinizi 🙂

  2. Gülümseyerek okudum yazını; ilahi Aycan 😉

    İçinde yaşadığın büyük heyecana rağmen dışarıdan son derece sakin bir portre çizdin. Hatta bir arkadaşımın seninle ilgili yorumu şuydu: İlk defa böyle bir etkinliğe katılmasına ve çok genç olmasına rağmen sesinde bile en ufak tereddüt yoktu; düşüncelerini çok güzel aktardı.

    Varlığınla ve blogunun ismiyle çalışayın ilgi odaklarındandın; amatör ruhunu kaybetmeden dijital dünyada profesyonelliğe doğru yol alacağına eminim; ileride daha iyi etkinliklerde yer almanı da diliyorum.

    Bana ilk olumlu yanıtı veren sendin ve en uzakta sen olmana rağmen hiç tereddütsüz atlayıp geldin; bundan dolayı asıl ben sana milyon kez şükranlarımı sunuyorum. Her daim başımın üstünde yerin var Aycan, herhangi bir konuda desteğe veya yardıma ihtiyacın olduğunda her zaman yanında olacağımı bil lütfen.

    Sevgiler 😉

    • Merhaba Evren 🙂

      Sesim titremekten ölüyor diye düşünmüştüm! Sesimdeki tereddütün hissedilmemesine çok sevindim 🙂 O amatör ruhun kaybolması beni de üzer, böyle heyecan dorukta ilerlemek istiyorum inşallah 😀 Çok teşekkür ederim gerçekten, iyi ki tanışmışız 🙂

      Sevgiler 🙂

    • Katılıma sayısal açıdan pek takılmadım ben aslında, salon dolu değildi ama boş da değildi 🙂 Amaç hitap etmekti ve ettik diye düşündüm. O şekilde fotoğraf yok sanırım 🙁 Eğlenceliydiiii 🙂 Bir dahakine tam takım toplaşmalıyız!

  3. İyi ki çalıştaya katılmışım ve sizin gibi insanlarla tanışma fırsatı bulmuşum. Belki katılımcılar arasında en küçük bendim ve en acemi blogcuda benimdir, tam bilmiyorum. Daha acemi iken sizlerle tanıştığıma memnun oldum 🙂
    Umarım başka güzel etkinliklerdede buluşuruz ve katılım oranı artar 🙂

    • Blog olayında sert ve kalın duvarlar olmaması gerektiğini düşündüğüm gibi acemilik, profesyonelliğin de tamamen kişi ile alakalı olduğunu düşünüyorum. Belki de benim beş yıl boyunca biriktirdiklerimi sen bir ayda toparlayıp harika blog yazabilirsin 🙂 Ben de tanıştığıma çok memnun oldum, iyi ki gelmişsiniz, iyi ki ben de oradaydım 🙂

  4. Tanıştığıma memnun oldum Aycan. Blog ismin bizim gibi ziyaretçiler için sorun değil “pinkuyitt” yazar gireriz bloguna, ama normal sıradan bir bilgisayar kullanıcısı için zor. Bunu da özellikle “anahtar kelimelere” bağlı kalmadığın için söylemek istedim. Çünkü seni okuyacak kişi/kişilerin ya yakın çevrenden ya da arama motorlarından gelmesi gerekir. Çalıştaya gelecek olursak, bu kadar “yaşca” ortalaması büyük blogların yanında senin olmana oldukça sevindim. Gayet sempatik, gayet yerinde ve bir “konuşmacı profili” nasıl çizilmesi gerekiyorsa o şekilde davrandığın için ayrıca seni de tebrik etmek istedim. Diğer etkinliklerde görüşmek üzere.

    • Merhaba Resul 🙂
      Kullanıcı adı dolayısı ile sıkıntı çekebilirim uzun bir süre sanırım ama umarım buna alışılır. Yapabilecek bir şey yok çünkü ^^ İnstagram ve Twitter hesabımı takip etmek istediklerinde “verin ben yazayım” şeklinde telefonları ellerinden alıyorum 😀 Umarım hep böyle yapmam gerekmez ^^
      Tebrikin için teşekkürler, ben de geldiğin için çok teşekkür ederim. Özellikle tee eski blogumdan takip eden biri ile tanışmak güzeldi. Hatta söz aldığında “AAAAA!” oldum heyecan yaptım orada baya 😀

  5. Okul iş gibi bahanelerin arkasına sığınmak istemiyorum bu sefer, gelememiş olmak koydu biraz. Hem Kaan’la hem seninle yüzyüze görüşmeyi isterdim yalnız. Daha nice etkinlikler olur böyle inşallah da konuşmacılar arasında yer alırsın 😀

    • Bahaneler bahaneler Tahsin Bey, yok öyle. Bir dahakine artık. İzmir’e bu yaz Ponzo gelecek inşallah, buluşmalı bir planlar düşleyebiliriz, güzel olur 🙂 İnşallah hepiciğimizin yer aldığı amfi sınıfta yapılan böyle dev bir blog yazarlığı konferansımsısı da olur 🙂

  6. Böyle şeylerin olması önemli, hele ki tanıdığımız insanlarında bu faliyetlerde bulunması önemli. Bende çalıştaya gelecektim ama nedensiz sıkıntılar engel oldu. 🙁 Bizim üniversitede de yaparsak ona da gelirsin artık 🙂

  7. Ya ben bu yazıyı okumuştum ama şimdi tekrar okudum fark ettim benden bahsetmişsin ?
    Seninle tanışmak büyük bir zevkti. ?
    Evet arkadaşla notları aldık almasına da mühim olan uygulamak. ?? yalnız şu senin de dediğin e-posta zımpırığını wordpress ‘te nasıl yapabilirim onu düşünüyorum o gün bugündür. Bakalım acemiliğimi üstümden atarsam bi hal çaresine ben de bakacağım. Gerçi e-posta bildirimlerini dert etmeden önce yazmak lazım. Yazmak! Kendime taslaklar hazırladım da kafamı ödev ve finallerden kaldırmayı bekliyorum. ??

Leave a Reply