15 Kasım 2015

Soluklanma Vakti (!)

Selamlaar!

Vizeler büyük bir çılgınlık içinde sona erebildi ve ben soluklanmak üzere buralardayım. Yine gecenin bir körü, yine (şükür ki) her şeyim var ancak zamanım yok. Üf.

Bölüm hocalarımızdan biri tarafından yanlış anlaşıldığım için vize haftasının son üç günü psikolojik olarak biraz sancılı geçti ancak umarım zamanla aşabilabilecek bir sorun olarak geçip gider bu. Çünkü gerçekten yanlış anlaşıldım ve acayip derecede üzüldüm. Detay yazmak pek istemiyorum, cidden gereksiz ve çok iç üzücü bir mesele çünkü. Yanlış anlaşılmak ve birilerini kırmak en nefret ettiğim iki şey ve ikisi bir arada nescafe oldu bu hafta.

Süpersonik haberlerim de var! Bir hafta kadar önce E-vren Günlüğü’nden almış olduğum bir e-posta ile “Vay canına!” oldum. 1-3 Aralık’ta İstanbul Üniversitesi’nde İnternet Konferansları adı altında Bloglar ve Blog Yazarları konulu bir çalıştay düzenlemiş E-vren ve bana da katılıp katılamayacağımı sordu. Ben şok, ben iptal. İlk defa bir etkinliğe “Blog Yazarı” olarak katılmak benim için “Vay canına!+++++” bir şey. Davet beni cidden çok heyecanlandırdı ve kendimi bir şeymişim gibi hissettirdi. Çalıştaya katılmaya ilk karar verdiğim andan itibaren üzerimde bir tedirginlik yok değil. Katılacak olan kişilerin ben hariç hepsi oldukça deneyimli ve nerede nasıl konuşacağını bilen insanlar. Kendimi aşırı acemi hissediyorum. Kendime hiiiiç güvenmiyorum yahu. Bir tek dileğim var bir sakarlık ya da rezillik yapmadan düşüncelerimi ve fikirlerimi düzgünce anlatabilmek. Ben heyecanlanınca sesim bile başka bir yerimden çıkıyor, cümleleri toparlayamıyorum, fikirlerimi nasıl anlatacaksam artık. Hayırlısı be.

Yaniii, 3 Aralık’ta İstanbul Üniversitesi’nde (Kongre ve Kültür Merkezi – Merkez Kampus, Beyazıt) 16.00 başlayıp iki saat sürecek olan çalıştaya seyirci olarak katılabilirsiniz 🙂 Artık uçak bileti almalıyım!

Gece uçağa binip, sabah İstanbul’da inip, akşamüzeri çalıştaya katılıp o gece tekrar uçakla Adana’ya dönmem gerektiğine ağlayan kaç kişiyiz? (el emojisi) Çünkü ben fakir bir öğrenciyim ve kalacak yerim yok tamam mı! Kalmaya ya da dinlenmeye zamanım varmış gibi… Heeey, sorun değil dostum. Bunu başarabilirim. Ayakta kalabilirim.

Sınavlar, etkinlikler derken sahafta da işler yoğunlaşacak gibi görünüyor. İki ay sonra Çukurova Kitap Fuarı var. Biz şimdiden ayraç, el ilanı tasarımlarını düşünüp baskıları halletmeye çalışıyoruz. Her şey o kadar pahalı ki. Binlerce el ilanına ihtiyaç var ve baskısı da epey pahalı olunca fikrim geldi! Daha önce ayraç bastırdığım gibi internetten halledilebilir mi diye düşündüm. Birkaç websitesine baktık. Matbuu.com‘un online broşür siparişi en uygunu gibi görünüyor şu an için. Umarım en kısa zamanda halledilir. Onca kitabı taşıması ve fiyat etiketi v.s girmesi ayrı dert zaten. Bir de tam final öncesi her şeyin hallolması gerekiyor. Ben bit-tim.

Benim soluklanmam da anca böyle olur. Ah ben eksiden böyle miydim! Tembel tenekenin tekiydim… Artık buraya hep bir koşturmaca ile gelip rüzgar gibi gidiyorum farkında mısınız? Yorumlarınızla ilgilenemiyorum. Bi anda höcürt diye onaylayıp lank diye de topluca cevap atıyorum. Ühühü :'(

Gel 15 tatil gel ve bit artık seni lanet olası kredi kartı borcu!

Öpüyorum sizi! Kendinize cici bakın.
Görüşürüüüz 🙂

Paylaş:

Hakkımda

Aycan

Keşfetmeyi, yazmayı ve paylaşmayı çok seviyorum. "Ben kimim?" sorusuna yanıt bulmaya, kendimi tanımaya çalışıyorum.