3 Mart 2016

“Sevgili blog, bugün…” şeklinde bi yazı.

Merhaba! Bu sefer bi önceki yazıdaki gibi beynimi çıkarıp yerine pamuk yerleştirmek falan istemiyorum merak etme 😀 Sadece uykum var ve lenslerim iristen koşarak uzaklaşmaya çalışıyor.

Önceki yazıdaki odakoliklik, uyuma, uyanamama ve yaşayamama kısacası LANETOLASI Bİ ASOSYAL olma sorunuma çözüm basitmiş aslında.Erken uyumak, erken uyanmak, dersim ne kadar erken olursa olsun kahvaltı etmek ve tabii ki OKULA GİTMEK!Bu kadan basitmiiiş 😀 İşte bu hafta Sindrella gibi saatler 00.00’ı gösterdiğinde uykucu bi tavuğa dönüşerek yatağıma geçmeye gayret ettim. Taa daa! Gayet iyiyim.

Gelelim yazıya. Uzun zamandır hep aklımdaki şeyleri yazıyorum. Bugünü yazmayı unutmuşum gibi bi şey. Biraz günlük halini alsın şurası, eksiklik hissediyorum resmen 😀 Defterlere günümü anlatmaya başladım, blog ne güne duruyorsun sen beeee! Bakın başlıyorum…

***

Sevgili blog, bugün… Bu arada naber blog ya, uzun zamandır konuşamadık? Benden de iyilik valla hamdolsun, krediyi çekeceğim günü bekliyorum. Aynen aynen fakirlik. Var daha bikaç gün. Bakalım. İnşallah…

Bugün 9’da Grafik Tasarım Tarihi dersim vardı. Geçen dönem devamsızlıktan kaldığım dersin ikinci sezonu 😀 Tekrar seçtim çünkü dersi seviyorum ve kalmış olduğum için biraz kendime gıcık oldum 😀 Gece erken yattığım için sabah bi anda uyandım. Panikledim! Alarmsız falan uyanınca, uyuyakaldığımı ve dersi kaçırdığımı düşündüm. Ama öyle değilmiş. Saat 06.29 gibi bi’şeydi. VAAYYY BEEE! Vahaaay beeeh! Kendi kendine uyanan ben haa. Sonra tabii ki geri uyudum! Deli miyim? Bi buçuk saat daha uyuma şansım vardı, kaçar mıııı!

Kahvaltımı edip geç kalacağım düşüncesi ile dolmuşa bindim. Bu arada kahvaltıda, hatta bazen akşam yemeği olarak bile, sadece krem peynir yediğim için umarım ölmem 😀 Geç kalmadım! Bu bi başarıdır arkadaşlar. Bu konuda bi yazı yazmak istiyorum çünkü tam bi uzmanlık alanım. Başlık da “Derse geç kalmak için süper tüyolar!” olabilir 😀

Sonrasında Sanat Psikolojisi dersine girdik. Açıkçası bu dersi keşke almasaydım diyorum. Hocamız sağolsun (!) biraz derinden alıyor konuyu. Bi ay oldu hala insan nedir, zaman nedir, balıklar neden çıplaktır da biz değilizdir bunu tartışıyoruz ve ben YIL-DIM! Ben sanat ve psikolojiyi anlamak istiyorum hocam demek istiyorum, Kozmoz’u, galaksileri, ışık yılını bilmem neyi isteyen zaten araştırır. Ki “Cosmos” diye bi belgesel var, izleyin çohoştur.

Sonra daaa, Bilgisayar Destekli Tasarım dersimiz vardı. Ödev olarak balık çizmemiz gerekiyordu amaaa gece “Ben onu öğle arası çizerim.” diye düşünüp sallamamıştım pek. İlhamiler gelmemişti ne yapayım yani. İyi bok yedim. Millet yemek yerken ben balıklarla uğraştım.

fish-drawing-balik-cizimi

Bu sıfatsızı netteki bi çizimden bakarak çizdim elbette. Daha saksıdan çizime aktarma (imgesel) yeteneğim çok gelişemedi 🙁 Illustrator kullanmayı da yeni öğrendiğimiz için böyle kıyrıtık bir şey oldu. Bir yıl sonra bunun “before/after” versiyonunu yapıcam “:O” böyle olcaksınız hıh 😀 Bunun adı da Aptal Bakan Balık olsun ki eğleneyim 😀

Ders sırasında açlığımı gidermeme yardımcı olan Ironbey, Rötar ve iWater’a teşekkürler. Mısırlı balık kraker almışlar ve MISIRLI BALIK KRAKER TAM Bİ HARİKADIR DOSTUM.

Sonrasındaaa hocamız derste kelebek çizmemizi istediii. Illustratörde yeni olduğumuz içüüün bok gibi çizdim afedersiniz. Dağınık Kelebenk olsun bunun adı. Kanatlarındaki beneklere sahip çıkamayan ve ölümsüz vampir bi kelebek!

kelebek-cizimi

Göz zevkinizi yeterince bozduğuma göre okul faslını bi kapatayım artık. Kreş gibi 08.00-17.00 okulda olunca böyle dersler anlat anlat bitmiyo işte. Hafta içi hiç boş bi gün yok 🙁 Ben üniversiteyi böyle hayal etmediydim yaaaaa. Neyse.

Okuldan sonra zengin ve kuul insanlar olarak (!) Sıtarbaksaaa gitmeye karar verdiiik. O KADAR FAKİRDİK Kİ Bİ KAHVEYİ ORTAK ALIP İKİ KİŞİ İÇTİK afjasfıjafg Bence harikayız.

Kahve’ye ödediğimiz ortak paramızdan artan 1TL’yi masaya bırakmıştım öylece. Biz sohbete dalmışken bi Suriye’li miniş gelip parayı işaret etti. Mendili istemedik, 1TL’mizi de verdik gitti onla mı kurtulcaz alla alla zaten fakirliğe alışkınız biiiiz 😀

Sonra kahveyi gösterdi. Dedim höh onu da mı istiyon, donumuzu da al bari. Sanırım fiyatını sormaya çalışıyodu. Ama biz yine de kendimizi acındırarak “biz de fakiriz iki kişi içiyoruz bunuuu” dedik afgafhas Bu açıklamadan sonra topladığı paraları bize vereceğini düşündüm ama vermedi. Neyse 😀 Sonra daha miniği geldi. Bizim fakirliğimizi anlattığımız çocuk Türkçe bilmiyormuş. Tercüman miniş dediklerimizi diğerine tercüme etti. Bi şeyler konuştular ay hiçbi şey anlamadım, çok Fransız kaldım! Sonra da başka bi masaya ilerlediler. Müşterilerle şakalaştılar, tatlişlikler yaptılar, bi adamın sakallarını taciz ettiler 😀 Ama o kadar şirinlerdi ki kimse sinirlenemiyodu bile. Bi başka masadaki ÖKÜZ ise çocuk ona yaklaşıp dokunduğu anda yakasından tutup yere fırlattı. Mekanda derin bi sessizlik oldu. Herkes birbirine bakıyor ve içten içe utanıyor, üzülüyor. Az sövmedik o pis herife, muhattap olma madem zaten uzaklaşacak. Ay her neyseee!

Sonra da Rötar ile Burger King’de ikili menülere talip olarak akşam yemeğinde makarna ve hazır çorbadan farklı bir şey yedik. Şu an gecenin körü ve Rötar az önce makarna yapmış 😀 Öğrencilik bunu gerektiriyor sanırım. Makarnasız gün geçmiyor 😀 Ama Rötar ve Sabrina çok güzel makarna yaparlaaaar! Öğrencilik falan diyorum da tavuklu, mantarlı, kremalı makarnalar falan yiyoruz şşş ne sandın.

Burger’dan sonra eve döndük. Sevgiliciğim ile mesafeleri kıçımıza takmayarak yarım kalmış olan Man of Steel filminin devamını izledik aynı anda. Malumunuz mart sonu Batman v Superman vizyona girecek. Önce ilkini izleyelim dedik. “Pinball gibi adamlar bi oraya sekiyor, bi buraya. Binaların ağzına sıçtılar. Dünyayı kurtardılar sözde ya, o asfaltlara bir sürü yenileme çalışması lazım.” gibi şeyler düşündüm. Tabii olay başka ben başkaaa, sadece çok savaşlı ve espirisizdi. O yüzden soğuk kaldım galiba. Deadpool’dan sonra Çelik Adam buz gibi geliyo valla napak.

Ayın 19’unda bi günlüğüne İstanbul’da olacağım. Sabah gidip gece geri döneceğim. Çünkü kalacak bi yerim yok anladınız mı. Sergi var Anne evet çok önemli. (SEVGİLİSİNİ GÖRECEK)

25’indeyse iki günlüğüne İzmir’e gidiyorum çünküü 26 Mart kardeşimin doğum günüüü. Belki Batman v Superman vizyona girmiş olur ve IMAX keyfisi yaparız. Ayyy!! Negzel olur. Bu gezintiler hep haftasonuna denk geliyor tabii. Devamsızlık yapamam çünküü! Ayrıca böyle bi ortalığın tozunu attırdıktan sonraa vizeler başlıyooor aman ne harikaaa. Alkış sesleri gelsiiin.

Cuma günü bi aydır ertelediğim diş doktoruna gidip kanal tedavisi yaptırıcam 🙁 Korkuyoruuuum! Ayrıntılı yazarım ben o korku gerilim konulu yazıyı 🙁

Bloga günlük yazmak ne zormuş yaa. Bayadır yazmıyomuşum böyle. Çünkü sürekli yazarken o okursa, bu görürse diye düşünmeyeli uzun zaman olmuş valla eneee.

1000 kelimeye yakın bi yazı oldu bakalım bunu kim okuyacak çok merak ediyorum 😀 Okudum nokta diye yorum olarak not bırak da “vay be!” diye bi süre şaşırtı duymama izin ver lütfen 😀

Saat baya geç olmuş 🙁 O yüzden yazıyı tekrar okuyamicam. Saçma sapan cümleler, abuk kelimeler ve yazım hataları varsa görmezden gel lütfen 🙂 Umarım düzeni bozup yarın geç uyanmam. Bu dönem almadığım bi derse gireceğim yarın. Keyfine gidicem yani. Bi şeyleri oyup baskı falan yapıyorlar merak ettim. Böyle de manyağımdır 😀

Huzur ve enerji yolluyorum, yakala. Düşürdün bak oldu mu şimdi. Tamam tamam ben atamadım, tekrar yolluyorum. İşte buuu! Görüşürüüüüz 🙂

Paylaş:

Hakkımda

Aycan

Keşfetmeyi, yazmayı ve paylaşmayı çok seviyorum. "Ben kimim?" sorusuna yanıt bulmaya, kendimi tanımaya çalışıyorum.