comments 6

Responsive Tasarımlar Diyarına Yolculuk

“İnsanlar anlamadıkları şeylerden korkarlar.” der Man of Steel filminden bir replik. Bu söz ile bağlantılı olan her şey benim hem kurtarıcım hem de baş düşmanım.

Bugüne kadar çekindiğim, korku duyduğum çoğu şeyde o şeyi anlamamamdan, bazen de anlamaya uğraşmamamdan kaynaklandığını bu söz ile fark ettim. “Haaaa!” oldum yani. Tam bir aydınlanma yaşadım.

Uzun zamandır kaçtığım hatta sırf bu yüzden web tasarım serüvenimi yarıda bıraktığım bir şey var. Responsive Tasarım dediğimiz; bir web sitesinin farklı çözünürlüklerdeki bilgisayar, tablet, akıllı telefon, hatta 3310’da bile (!) genişlikle uyumlu gözükmesini sağlayan özellik.

responsive-design

Gün geçiyor, her şey yenileniyor. Tablo etiketlerini HTML’den attığımız zamanı unuttuk. Pardon onun adı artık HTML5! CSS3’ü de unutmayalım tabii ki. Ben web tasarıma başladığımda (daha 15 yaşlarındayken) position: absolute ile yapabildiğim şeylere şaşırırdım. Son bir yıldır CSS3, HTML5, Rispinsiv, Bootstrap falan… öylesine bihaber ve korkak hissediyorum ki…

Ben ki bugüne kadar tasarımlarını kendi elcağızı ile yapan insanken, ürküp kaçarak şu an kullanıyor olduğum temayı kendim yapmak yerine satın aldım. Aslında iyi ki almışım çünkü gerçekten severek kullanıyorum, ama kendimi de biliyorum. Bir süre sonra tak edecek ve kendi yaptığım tasarımı kullanmak istiycem, ama hani Responsive?

Uzun lafın kısası, UL! (öğk!) Ben bu yazı ile bu gece Rispinsiv saçmalığını öğrenmek için adım atmaya karar verdim. Bu yazıya ve bu karara PM’nin tasarımını yapmaya başlamam sebep oldu. Ona bir sürü teşekkür ve kalp yolluyorum. (Blogu açılınca buraya bağlantısını yapıştırıcam derhal. Şimdilik gizemli, nihah.)

Artık korkup kaçmadan şu saçma şeyi öğrenmeli ve eskiden yapıyor olduğum şeyi yapmaya devam etmeliyim. YİHU! Aşağıdaki video ile başlıyorum. Bir bardak kahvenin sonu görüldü bile 🙂 Özlemiş miyim? EVET!

Görüşürüüüüz! <3

6 Comments

Leave a Reply