7 Kasım 2014

Merhaba dünya! Sonunda…

Vay be. Sanki on yıl olmuş bu sayfaya girip şöyle içten bir yazı döşemeyeli. Merhaba klavye, özlettim dimi… İnşallah özlemişsindir. Ben özledim; içimden dökülen kelimelerin tıkırtısını duymayı sende… Belki sen de demişsindir nerede bu deli kız bunca zamandır diye, bilmiyorum artık. Dedin dimi ha? Ben de öyle tahmin etmiştim. Yola gel.

Bu deli kız üniversiteyi kazanmakla falan uğraşıyordu senden uzakken. Yazmadı, okumadı pek. Kendi ile baş başa kaldı, kazandı hayallerinin bölümünü ve mutlu.

Oha. Kendimden üçüncü tekil şahıs ile bahsediyorum, tehlikenin farkında mısınız? Kahretmesin, anında edebiyat yapmaya başlamışım ve şu an ben klavyeyle konuşuyorum. Paslanmak diye buna denir.

Kısacası 13 yaşında, sekizinci sınıfta bir ergenken başlamış olduğum blog yazma macerasına üniversiteye geçmiş eşek kadar bir insan olarak devam ediyorum. Ne yazacağım, amacım ne bilmiyorum. Sanırım yazarak rahatlayıp birilerinin okuması ile de mutlu oluyorum.

Tasarım konusuna el atsaydım tamamen bittiğinde sağ elimde baston tutuyor olacağımdan tek elle hızlı yazamam diye düşündüm. Bundan dolayı tema falan demeden açtım hemen. Eski bir temamı aktif ettim, bu yazıyı da turbo hızda yazarak beş dakikada beşiktaş yaptım. Aferin bana.

blogyazmakcogzel

Sanırım şimdi uzun süredir yüzüne bakmadığım blog takip listeme de zaman ayırabilirim. Oha vizeleri unutmuşum! Nerden çıktı şimdi vize ya pof. Demiyorlar ki bu kız yeni blog açtı gelin şu vizeleri erteleyelim… Eğitim sistemimizi görün işte, cık cık. Neyse vizelerden sonra bir kesin dönüş yaparım artık.

Sen o zamana kadar kendine iyi bak, mutlu kal. Sıkı giyin, grip olma. Havalar manyak gibi.

Oda arkadaşımın desteği ile yazı bu şarkıyla yazıldı: youtu.be/Em4C2R3WeHw

Çauuv!

anadolu jetanadolujetanadolu jet bilet al
Paylaş:

Hakkımda

Aycan

Keşfetmeyi, yazmayı ve paylaşmayı çok seviyorum. "Ben kimim?" sorusuna yanıt bulmaya, kendimi tanımaya çalışıyorum.