26 Haziran 2015

Çocukluk Heveslerim ve İnternet Sevdam Konulu {mim}

Naber ahali! Hayır hayır, bu sefer girizgahı es geçiyorum!

Son on yıldır (tamam tamam yarım saattir) acayip bi yazma hevesiyle sandalyede bi o yana bi bu yana dönerken aklıma Lacivert‘in yarım asır (!) önce yollamış olduğu ve Çağrı abide gördüğüm (bu yazı ile başlatılan) mim geldi! Derken ta daa! Ay em et yeni yazı sayfası!

Yan komşu duvara çivi çakıyor sanırım, ama nasıııl! Tabloyu kafa tasıma asacak sanki. Bi dövüp geleyim durun. (YERİNDEN BİLE KALKMADI)

Çocukluk Heveslerim

Mim’in orjinali aslında çocukken yapamadıklarımdı ama ben biraz evrim geçirteyim dedim. Benim için “heves” denen şey yapamadığım şeylerdir çünkü. Heveslendiğim her şeyi sayabilirim buraya ve içlerinden “yaptım len!” dediğim ancak birkaç tanesi çıkacaktır. Benim tek sorunum heveslendiğim şey için harekete geçmemek, lanet olsun dostum. Tabii çocukken harekete geçmeye imkanımız da yoktu, yazık bize.

Bilgisayarlı Rüyalar

Çocukken rüyamda sürekli kendimi bilgisayar başında görürdüm. Bir insan bir şeyi bu kadar isteyebilir mi acaba? Bence evet isteyebilir asdsfsf Ben bu kadar istediğime göre demek ki!

Rüya görmeye başlamamdan 3-4 yıl sonra kavuştum bilgisayara. Evden Google’a ulaşabilmek harika bir duyguydu! Bi süre sonra internetten sıkılıp C:/’de gezinmeye başlayınca System32’deki dosyaları bozduğum için Solitare falan Çince olmuştu 😀 Annem de bana sürpiz yaparak format atıp düzeltmişti! (True Story – Barney Stinson)

barney-true-story

Oynayamadığım Bilgisayar Oyunları

10-14 yaş arasında bilgisayarım yokken kuzenimle internet kafeye gider GTA, Crazy Taxi falan oynardık. O zamandan beri GTA’da arabaya atlayıp mal mal dolaşmak hiç ilgimi çekmezdi (ama genel olarak böyle yapardık.) İçimde bütün bölümleri geçebilmek, o haritadaki aptal pembe noktalara bi son vermek adına deli gibi bi istek olurdu ancak başaramadım. Belki bir gün geçerim diye hazır geçilmiş oyun pakedi falan da indirmedim, öyle içimde kaldı.

Crazy Taxi’de bütün oyun boyunca bir iki kişiyi ancak ulaştırabilmişimdir varmak istediği yere. Arabayı hep oraya buraya çarparım! Kahretsin!

Bi de ben hiç FIFA oynayamadım. WASD ile o topu nasıl kaleye kadar götürebiliyorsunuz hayret doğrusu! Ben sürekli karşı takıma pas atıyorum asfsafsag 😀

En son pes etmiştim, internet kafeye ne zaman gitsek Paint’te serbest çalışarak skill basıyordum 😀

Sokak Oyunları ve Islık Çalmak

Benim top oynayamadığımı ve lisede “ameliyat oldum” bahanesiyle 4 yıl boyunca beden dersinden sözlü olarak geçtiğimi çevremdeki herkes bilir, bilmiyorsanız artık biliyorsunuz 😀 Sırf bu top oynayamamam nedeniyle sokak oyunlarına yabancı kaldığım doğrudur. Ben hiçbi zaman smaç basan kuul kız olamadım. Toptan çok iyi kaçardım diye hep ortadaki sıçan oldum 😀 Ne dram ama!

jess-new-girl-crying

Beş taş falan da oynayamazdım!

Bi de ıslık çalamazdım. Ama büyük uğraşlar sonucu artık çalabiliyorum. Yaşasın! Ukulelemi alınca ıslıkla arka fona mix yapıcam, wait for me biçız! 😀

Televizyonla Konuşmak

Televizyondaki canlı yayınlarla konuşmak isterdim hep. Evde TV açıkken gürültü yapar “Haha rezil ettim sizi iştee gürültü yaparaak” falan derdim, meğersem sadece ben onları duyabiliyomuşum :O

Geç Saatlere Kadar Sokakta Kalmak ve Kimseyi Uyutmamak

Bir keresinde saat 11’e kadar mahalledekilerle oyun oynamıştık, o gün çok çılgın hissetmiştim. İstiyodum ki hiç eve girmeyelim, hep mahallede oturalım ya da oyun oynayalım. Bir de benden önce uyuyan insanlara sinir olur hatta bazen neden bu kadar erken uyuyorlar diye sinirlenip ağlardım. Bir gün kuzenimle gece 2’ye kadar E.T izlemiştik, o gün ilk defa film falan izleyerek o kadar geç yatmıştım, o kuzenimi çok severim 😀

uyku

Bu mimden bu kadar dostlar! Bir ton şey vardır eminim yazmadığım ama aklıma gelenleri sıralayıverdim öyle. Şimdik diğerine geçelim!

İnternet Sevdam

İnternet bağımlısı olduğumu düşünmüyorum ama manyağı falan olabilirim sanırım. Aynı kapıya da çıkabilir, bok da çıkabilir. Bilemedim yani.

Yukarıda bahsettiğim bilgisayarlı rüyalardan da anlayabiliriz zaten bu durumu. Çocukluktan beri klavye görünce sapıtıyordum ben 😀

klavye-ile-delirmek

Ama geçen yıl blog ve internet alemine bi süre (bi yıl kadar) ara verince anladım ki, beni bildirimler ayakta tutuyor. Sabah uyandığımda telefonumda bi whatsapp mesajı, bi twitter kuşu, bi blog yorumu, mail falan görmezsem uyanasım gelmiyor yemin ederim. Bunu gerçekten hiçbir hesabım olmadığı bir dönemde fark ettim, çok zordu.

tek-derdin-bu-olsun

Ayrıca biz blog aleminden olan insanların bir kere bulaştık mı bir daha çıkamaması gibi bir gerçek olduğunu düşünüyorum. Kapattığımız anda yenisinin alanadı ne olsa diye kurgulamaya başlayarak kısır döngüde ters taklalar atıyoruz. Tamamen çekip gitmek acayip zor bir şey.

Çağ ya da yapımız gereği paylaşma delisi bi ırk olduğumuz için sosyal medya acayip çekici geliyor. Benim gördüğümü o da görsün, benim düşündüğümü favlasın, benim dinlediğimi dinlesin, benim çektiğim fotoğrafı beğensin sebepli eylemlerimiz mevcut ve bundan kaçamayacağız hiçbir zaman, bence.

Hakkımızda hayırlısı mübarekler.

Dı End!

Kardeşim: Abla ^^ Senin işin ne zaman bitebilir?
Ben: Yazı yazıyoruuum. Bitince bitebilir! ^^
Kardeşim: Hmm, iyimiş 😀

Kardeşimin yoğun isteği üzerine artık yazı bittiğine göre işim de bitebilir 😀

O zaman, görüşmek dileğiyle, çüüs!

Paylaş:

Hakkımda

Aycan

Keşfetmeyi, yazmayı ve paylaşmayı çok seviyorum. "Ben kimim?" sorusuna yanıt bulmaya, kendimi tanımaya çalışıyorum.