2 Ocak 2016

2016’ya Merhaba!

Merhaba 2016!

Yeni yıla bu yıl sınıf arkadaşlarımla pijama, terlik, tv ve Yoda ile çohoş bir şekilde girdik. Yoda o gece evine misafir olduğumuz Nis’in kedisi. Şapşik bir şey. Daha ilk tanışmamızda onu mıncıklayan ellerime savaş açarak yılbaşı falan demedi sol elimi kanattı, pis Yoda.

31 Aralık gecesi Bim’den aldığımız döner ile evde İskender yapma macerasına girerek gayet güzel bi yemek yapıp altından kalktık. O gün yiyip içtiğimiz bütün şeyleri sayıyorum şimdi. İskenderimsi, kola, envai çeşit cips, çiğdem (izmirli detected!), çay, kestane, nescafe, elma!!! Alkollü hiçbir şey tüketmediğime ve sağlığımın yerinde olacağına son derece eminken mide yanmasından bi türlü uyuyamadım 🙁 HAYVAN gibi yemişim afedersiniz, bi saniye durmadım ki. Sonrasında mide ağrısından uyuyamadım tabii. Bizimkiler sabaha karşı beş gibi uyudular. Ben uyuyamayıp döne döne en son saate baktığımda 08.30’du. Evimizde gökyüzünü göremediğim için gözüme güneş girmesine beş aydır hasretim. Sonunda oldu! Nis’in odası günlük güneşlik. Saat 11 gibi yeni yıla güneşe merhaba diyerek uyandım ve bu o kadar iyi hissettirdi ki. Mide ağrısıymış, toplam bi buçuk saat uyumuş olmammış hiç umrumda değildi.

1 Ocak’ta Mutefendi ile Caribou’ya gidip ders çalışacaktık sözde, malum finaller, ama hiç yer yoktu. Yılın ilk yılında ders çalışıp koca kafeyi dolduracak bu kadar çok inek olduğunu bilmiyordum BEN ŞOK BEN İPTAL. Sonra buz gibi havada tıpış tıpış geri döndük. Benim mide hala iptaldi ve deli gibi uykum vardı. Saat akşamüzeri altıya doğru ne ders çalışmış ne bir şey yapmıştık, dedim ben gidiyorum uyicam. 7’gibi bi yattım teee bugün (2 ocak) sabah 7’de kalktım. Oh ne güzel oldu.

Sabaha karşı “benim odamdan gökyüzü görünmüyodu dimi ya ühühü” kafasına girmişken pencereden bi baktım aydınlanmakta olan koyu grimsi bi gökyüzü. Şok geçirdim ve nasıl mutlu oldum. Bu zamana kadar nasıl fark etmem diye kendime kızdım. Sonra sırf masmavi bi gökyüzü ve güneş görebilmek için biraz daha bekledim. Saat kaç oldu hala en ufak bir aydınlanma yok. Lenslerimi de takmamışım zaten 3.25 miyop halimle pek de net seçemiyordum ama gökyüzü bildiğin aydınlanmıyordu. Biraz daha dikkatli baktım ki Allah kahretsin ya! Üst katın balkonunun alt tarafıymış gökyüzü sandığım şey. Koyu griymiş zaten orası hep, ben de o aydınlanacak diye bekliyorum :'( 😀

Sonrasında da The Giant Mechanical Man filmini izleyerek kahve eşliğinde kahvaltı ettim. Şimdi de ders çalışmalıyım. Pazartesi günü 6 kredilik bir dersin proje teslimi var ancak bi türlü olmuyor, nasıl altından kalkıcam bilmiyorum. Umarım geçerim. Bana şans dileyiiiin!

Yeni yılınız mutlu olsun 🙂

Görüşürüüüz 🙂

Paylaş:

Hakkımda

Aycan

Keşfetmeyi, yazmayı ve paylaşmayı çok seviyorum. "Ben kimim?" sorusuna yanıt bulmaya, kendimi tanımaya çalışıyorum.